Efkarlı Sözler

Aşağıda sizler için hazırladığımız Efkarlı Sözler 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Efkarlı Sözler, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Etrafım çok kalabalık ama hepsi merhabalık.
Bir zamanlar aklımdan çıkmayan sen şimdi geçmiş zamanda biri olarak anlattığım oldun.
Olmayacak insanlarla kalıbını aşan hayaller kuruyoruz. Ama unutuyoruz. Ağaçtan maşa aptaldan paşa olmaz.
Sustuğun anlar değil yutkunmak zorunda kaldığın anlar rahat bırakmaz.
Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.
Bazen doğruyu bilse bile yanlış anlamak ister insan.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış.
Her erkeğin göz bebeklerine gömülen bir kız vardır içinde olmayan ama efkârlanınca var olan.
Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil, insanların sahteliği.
Sevebiliyorum ama doğru insanı denk getiremiyorum.
Bütün aşklar bir mucize olarak başlar ve çoğunlukla bir kâbus olarak sona erer.
Bilemezsin kim dost kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.
Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.
Biliyorum imkânsızdı ama ben mucizelere çok inanmıştım. Yazık.
Bakma ağır başlı dik kafalı asi sözlü olduğuma. Sol yanımda hep garip bir çocuk ağlar benim.
Garibim namıma Kerem diyorlar, hastayım derdime verem diyorlar. Aslımı eller almış haram diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu satılmışım ben.
Sahtekâr çıkarken dürüst sandıklarımız acı sözler etmiş arkamızdan ağzını balla kapattıklarımız. Hepsi mız mız… Kötü konuşmuş ardımızdan adını iyi andıklarımız kurtlanmış topladığımız fındıklarımız.
En son utanacağın şey ağlamak olsun.
Yazdıklarımı okuyabilecek milyonlarca insan varken onları yazarken ne hissettiğimi anlayabilecek bir tek sen varsın. Bırak öyle de kalsın.
Düşme; düşünce sahili olmayan bir deniz olur dünya. Sığınacak bir liman bulamazsın.
Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?
Var bir canımın acısı içime atıp içimden atamadığım.
Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader. Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Dökmeye niyetim yok içimi zaten zor sığdırdım!
Yalnızım. Çünkü herhangi biriyle değil beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola. Can Yücel
Bazen gözlerden yaş akmaz kalp ağlar sadece.
Bazen susmak gerekiyor acı dolu hayatı anlamak için.
Ne gülünecek halime ağlıyorum ne de ağlanacak halime gülüyorum. Ne yaptığım belli değil beni bırakın siz devam edin.
Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler ömrünüzü alır giderler.
Rengârenk hayallerimiz vardı ama kapkara hayatlarımız ağır bastı.
Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.
Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller size pahalıya patlar.
Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.
Ben umutlarımı boş kovanlara doldurdum. Acemidir aldığım nişanlar ben her aşkta kendim vurdum.
Efkarın demir attığı liman yürektir.
Tespih gibi oldu acılarım çektikçe başa dönüyorum.
Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.
Yolların uzaklığı fark etmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye yalan bir sevda için.
Hayat: yaşayamadığımız belkiler yaşadığımız keşkeler ve içimizde tuttuğumuz neyselerden ibaret.
Beni benden alan şarkılar yapmışlar ama seni oradan alıp buraya getireni hala yok.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim.
Gönlüm deniz değil ki efkarım sahile vursun.
Denize kıyısı var sanki yüreğimin hep serin hep rutubetli.
Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.
Ben küçükken sinekleri yakaladıktan sonra kanadını kopartıp suda boğan insandım. Tabi ki bana zararın dokunduğunda benden korkabilirsin.
Seni hala nasıl sevebildiğimi anlayamıyorlar. Uğraşmayın boşuna ben bile bilmiyorum diyorum.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Seni sevmeyene asla sabır gösterme! Çünkü sabrının adı yüzsüzlük fedakârlığın adı eziklik sevginin adı kişiliksizlik olur.
Bunca vefasızlıktan sonra bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde. Kaça deseler hiçe sayarım.
Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken gözlerimi açtığımda yanımda olman.
Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.
Kabullenmek kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.
Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.
Ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.
İlk bakışta âşık oldun oldun adamım yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.
Tutacak bir el bulamazsak bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Yüreğiyle gelmeyen bahanesiyle gelir.
İnsan iki insanın yüzünü unutmaz; ihtiyaç anında yanında olanı zor zamanda yalnız bırakanı.
Birini ne kadar çok seversen sev hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.
Ben sadece üzgün olmaktan bıktım. Bir süreliğine başka bir şey hissetmek istiyorum.
Gidecek yerin kalmadığında zoruna gider hayat.
Gecenin zifirisinde tozpembe hayallere dalmak aşkın en yalın hali olsa gerek.
Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.
Çok pahalısın ulan mutluluk.
Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.
Mutsuzluk mutluluktan daha yaygındır. Kabullenmesi zor ama böyledir.
Gitsem ayrılık kalsam yalnızlık.
Ona sor bakayım! Küstüğümü biliyor muymuş? Yoksa kendi kendime mi gelin güvey oluyormuşum!
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Bugün yine efkârım var dokunmayın bana. Küçük bir çocuk gibi huysuz ve çekilmezliğim. Her şeyden herkesten hatta canımdan bezmişliğim var.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.
Dönüp dolaşıp zurnanın zırt dediği yere geliyorum. Neyse bir zırt alayım sol kulağa.
Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.
Yüzümün hep gülüyor olması yorgun olmadığım anlamına gelmez.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.
Hayat adanmak için değil yaşanmak içinmiş. Bunu sana adadığım hayatı mahvettiğinde anladım.
Yolcu denmez her gidene herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün gittiği yolu sevmez mesela.
Sanki bir şeyleri unutamayacak kadar eskimiş içim!
Aklıma geldiğinde hala gözleri dolan bir insanım. Sen beni çoktan unutmuşsundur diyorsun.
Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.