En Güzel Mevlana Sözleri

Aşağıda sizler için hazırladığımız En Güzel Mevlana Sözleri 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu En Güzel Mevlana Sözleri, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Sen uzattığın eli tutmayan ele mi dargınsın. Yoksa onu tutmayacak birine uzattığın için kendine mi?
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım.
Aşk bir uçurumdan düşmek gibidir bunun için sevgiliye yar denilir.
Bazen bitmek bilmeyen dertler yağmur olur üstüne yağar. Ama unutma ki rengârenk gökkuşağı yağmurdan sonra çıkar.
Asıl yar yaradandır gerisi yaralayandır.
Birinin başına toprak saçsan başı yarılmaz. Suyu başına döksen başı kırılmaz. Toprakla suyla baş yarmak istiyorsan toprağı suya karıştırıp kerpiç yapman gerek.
Ey altın sırmalarla süslü elbiseler giymeye kemer takmaya alışmış kişi. Sonunda sana da dikişsiz elbiseyi giydirecekler.
Aşk makamında susla başlıyor tüm iç yanışlar. Yak bütün kelimeleri. Bir kelime kalsın avucunda. Onu da sımsıkı sar rüzgârlar savurmasın. Susmak olsun aşkın bir diğer ismi. Bil ki ne kadar suskunsan aşkın o denli güzel kalacaktır.
Aşk ebedi olan sevgiden gayrı her şeyi yakmaktır.
Dost acı söyleyen değildir. Acıyı tatlı söyleyebilendir.
Aşk sandığın kadar değil yandığın kadardır.
Yol kesenler olmadıkça lanetlenmiş şeytan bulunmadıkça sabırlılar gerçek erler yoksulları doyuranlar nasıl belirir anlaşılır?
Minareden düşenin parçası bulunur bulunur da gönülden düşenin parçası bulunmaz.
Elbet bizde biliriz lafı en inceden dokundurup içini acıtmasını lakin kıyılıyoruz ama kıyamıyoruz sevdiklerimize işte.
İstiyorsan Hakk’a varmayı meslek edin gönül almayı bırak saraylarda mermer olmayı toprak ol bağrında güller yetişsin.
Canım bedenimde oldukça kulum köleyim seçilmiş Muhammet’in yolunun toprağıyım. Birisi sözlerimden bundan başka söz naklederse o kişiden de bezmişim ben o sözden de.
Gülü gülene ver kalbini sevene ver. Sevmek güzel şeydir kıymet bilene ver.
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım elinde su tasıyla iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Varlığın bana yetmiyorken yokluğunla avunmak zorundayım. Ya al götür kalanımı ya da gel tamamla eksik kalan yanımı.
Yüreğimiz kıymet bilene emanet.
Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var. Lakin bir lafa bakarım laf mı diye bir de söyleyene bakarım adam mı diye!
Aşk nedir bilmiyorsan gecelere sor şu sapsarı yüzlere şu kupkuru dudaklara sor.
Aşk topuklarından etine kadar işlemiş bir nasır gibidir. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. İki yolda da tek bir gerçek olacak canın çok ama çok acıyacak.
Ey gönül! Ne tuhaf değil mi? Bir ömür şah damarından daha yakın bir sevgiliyi aramakla geçiyor.
Üzülme herkes ölür kimi toprağa gömülür kimi yüreğe.
Biliyorum sığmazsın hiçbir yere bu sevdayla dünya sana dar. Ama dayan gönlüm! Dayan ki her gecenin mutlaka bir sabahı var.
Ne kadar az yüksekten uçarsan düştüğün zaman o kadar az incinirsin. Kibri bırak alçakgönüllü ol.
Dediler ki gözden ırak olan gönülden de ırak olur dedim ki gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Sabret ki her şey hissettiğin kadar derin ve sonsuz olsun. Sabret ki her şey gönlünce olsun.
Senin aşktan yana nasibin varsa dokunsan da yanacaksın dokunmasan da. İyi bil ki bazıları hasrette yanar bazıları vuslatta.
Aşkın hikayesini durmaksızın feryat eden bülbüle değil sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Kusur bulmak için bakma birine bulmak için bakarsan bulursun kusuru örtmeyi marifet edin kendine işte o zaman kusursuz olursun.
Nasibinde varsa alırsın karıncadan bile ders. Nasibinde yoksa bütün cihan önüne serilse sana ters!
Sen benim bugünüme şükür ve yarınıma dua edişim azla yetinişim çoğa göz dikmeyişimsin.
Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.
Kapına geldim. Ve ben ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki Kim o de. Kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim.
Kalp deniz dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.
Sevgiden tortulu bulanık sular arı-duru bir hale gelir. Sevgiden dertler şifa bulur. Sevgiden ölüler dirilir. Sevgiden padişahlar kul olur. Bu sevgi de bilgi neticesidir.
Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı dünyada su da olmazdı ateş de.
Hadi yaramı sarmaya merhemin yok. Yalandan da olsa gönül alamaz mısın?
Ey can kimseyi kırma. Sözden ağırı yoktur. Beden çok yükü kaldırır ama gönül her sözü kaldıramaz!
İnsanı gördüklerinden ibaret sayma göremediklerinde ara. İçidir hakikatin resmi dışı sadece bir manzara.
Ay vurmuyorsa yüzüne güneş vurmuyorsa pencerene kabahati ne Ay’da ne Güneş’te ara. Gözlerindeki perdeyi arala.
Nice insanlar gördüm üzerinde elbisesi yok. Nice elbiseler gördüm içinde insan yok!
Ne kadar bilirsen bil söylediklerin karşındakinin anlayabildiği kadardır.
Oruç tutmak güçtür çetindir ama Allah’ın kulu kendisinden uzaklaştırmasından bir derde uğratmasından daha iyidir.
Bize gözün değil gönlün gördüğü yürek gerek.
Güneş herkesin üzerine eşit doğar ama gül başka leş başka kokar.
Kapı açılır sen yeter ki vurmayı bil. Ne zaman bilmem sen yeter ki o kapıda durmayı bil.
Ayıplarım seni ey gönül hal bilmeze hal sorarsın bülbül dururken kargadan gül sorarsın.
İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme duydukları senin sesin fakat aklından geçirdikleri kendi düşünceleridir.
Mum olmak kolay değildir ışık saçmak için önce yanmak gerekir.
Üzülme! Çünkü yaradan umudu en çaresiz anlarda yollar. Unutma yağmurun en şiddetlisi en kara bulutlardan çıkar.
Irmağa deniz denize okyanus sığmaz. Âşık olmayana anlatsan da ben sen anlamaz. Hakka ulaşmak için yol desen kimse inanmaz. Gönlünde zerre-i miskal şems olmayan yanmaz yanamaz.
Sus artık yeter! Sır perdelerini pek o kadar yırtma. Çünkü bize kırıkları sarıp onarmak sırları örtmek yaraşır.
Hangi tohum yere ekildi de bitmedi ne diye insan tohumunda böyle bir şüpheye düşüyorsun? Testi taştan korkar ama o taş çeşme oldu mu testiler her an ona gelmeye can atar.
Yürek yorulunca ter gözden akar.
Zor diyorsun zor olacak ki imtihan olsun.
Varlık peteğini ören arıdır. Arıyı vücuda getiren mum ve petek değildir. Arı biziz. Şekil sadece bizim imal ettiğimiz mumdur.
İki parmağının ucunu gözüne koy. Bir şey görebiliyor musun dünyadan? Sen göremiyorsun diye bu evren yok değildir. Görememek ayıbı göstermemek kusuru uğursuz nefsin parmağına ait işte.
Kula bela gelmez hak yazmadıkça hak bela yazmaz kul azmadıkça.
Allah ile olduktan sonra ölüm de ömür de hoştur.
Ya kırdığın gönlü Allah seviyorsa? Bilemezsin bilseydin ödün kopardı dokunamazdın.
Gönül han değil dergâhtır. Paldır küldür girip çıkılmaz günahtır!
Hayat sana arka arkaya dikenlerini gösteriyorsa sakın üzülme aksine sevin. Çünkü çok yakında gülü de gösterecektir.
Ayın geceye sabretmesi onu apaydın eder. Gülün dikene sabretmesi güle güzel bir koku verir. Aslanın sabredip pislik içinde beklemesi onu deve yavrusu ile doyurur.
Aşk davaya benzer cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!
Bir insan bilmiyorsa ne istediğini hem seni ziyan eder hem kendini. Dibini görmediğin suya dalmadığın gibi emin olmadığın sevgiye teslim etme kendini.
Yanmak var yanmak var. Odun yanınca kül olur insan yanınca kul olur!
Kötü bir döneme girdiğinde ve her şey sana karşı gibi göründüğünde bir dakika bile dayanamayacakmışsın gibi geldiğinde sakın pes etme çünkü işte orası gidişatın değişeceği yer ve zamandır.