Aşk Sözleri

Aşağıda sizler için hazırladığımız Aşk Sözleri 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Aşk Sözleri, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Dışarıya yağmur, yüreğime hasret, fikrime sen. Nasıl yağıyorsunuz üçünüz birden bir bilsen.
Sensiz geçen günlerimin kazası yok sevgilim.
Aşk bazen o elini ilk tuttuğundaki sıcaklık gözlerine ilk baktığındaki o ışık ve tenine ilk yaklaş tığındaki o tutkudur.
Yanağında açan güle âşık oldu bu can.
Biz sevdamızı çöpte bulmadık ki çöpe atalım.
Aşk nasip işidir hesap işi değil! Aşk adayıştır arayış değil! Sen adanmışsan ve yanmışsan bu uğurda aşk seni bulmaya gelir. Mevlâna
Elini tutup, gözlerine baktığım seni seviyorum diye haykırdığım, son aşkım sen olur musun?
Sen de gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor.
Yar, bütün şiirlerime sebep ettim seni, hakkını helal et!
Mutluluğu sende bulan senindir ötesi misafir.
Sana en muhtaç olduğum şu anda gel. Yaşamak olsan da gel, ölüm olsan da gel. Ümit Yaşar Oğuzcan
Bana eksiklerimi sorma. Sen, derim tamamlayamazsın.
Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. Can Yücel
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Öyle uzaktan seyretme adına hayran olduğum yar. Buyur gel ömrüme ömrüm, ömrün olsun. Mevlâna
Bir gün zaman kayar ellerinden tutamazsın. Öylesine bendesin ve öylesine sendeyim ki artık unutmak istesen de unutamazsın.
Yine gece yine hüzün ve yine içimde sen… Ve yine biliyor musun? İçimde sen olunca hüzün de güzel.
Seni, kanser hastası bir çocuğun son kirpiği gibi koruyacağım. Kanımın son damlasına, canımın son nefesine kadar…
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.
Tünelimin sonu sensin sevgilim, tüm karanlığımın söndüğü yer sensin.
İstisna bir yara gibi kal bende. Hayra yorulan düşlerim ol. Böl gecemi, destursuz gir mabedime, şifa niyetine dokun yüzüme.
Gerçek aşk şans oyunları gibi hayali bile mutlu ediyor insanı. Fakat tutturabilene aşk olsun.
Kaybetmekten asla korkmadığım son sınavıma yüreğinin dersliğinde giriyorum. Öğrenci benim, öğretmen sensin.
Hayatta her şey sırayla; önce gözyaşlarını silersin, sonra da buna neden olanları.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Sen en güzel şiirlerin bile kuramadığı kafiyesin.
Son nefesimde sen derken yanımda olur musun? Yazdığım en güzel aşk şiirinin kahramanı canım sen olur musun?
Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.
Havanın serinliği tenini ürpertmesin, bedenim yanında olmasa bile, ruhum hep senin yanında.
Tek kaldı dünyam, dünyam olur musun? Deniz kadar sevdim, dalgam olur musun? Ateş gibi yandım, alevim olur musun? Hiç âşık olmadım desem, âşık olur musun?
Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma belki karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.
Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.
Aşk çare midir yalnızlığa? Yoksa tutsak mı eder yüreğine? Ya da uçurur mu kafesindeki çırpınan kuşu, özgür bırakır mı? Aşk nedir sahi? Aşk sevmektir sevginin de doz aşımı yoktur. Korkmayın doya doya sevin sarmalayın sevdiğinizi…
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Aşk senin gülüşünde saklı…
Şimdi senin her yerini yine sevesim geldi seni avuç içlerindeki çizgilere kadar.
Ağzımın tadı yoksa hasta gibiysem, boğazıma düğümleniyorsa lokmalar, buluttan nem kapıyorsam, inan hep güzel gözlerinin hasretindendir.
Benimle bir ömür geçer mi ki? Dedim. Seninle geçirmeye ömür yeter mi? Dedi. İşte bu bana bir ömür yetti. Özdemir Asaf
Şimdi o kadar zor ki geri dönmek seni unutup başkasını sevmek ama bir şeyi anladım çok zormuş sevilmeden sevmek.
Yanıma gelmediğinde rüyalarıma beklerim.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin.
Gâh eserim yeller gibi gâh tozarım yollar gibi. Gâh akarım seller gibi. Gel gör beni aşk neyledi. Yunus Emre
Gülümse biraz ilaç alacak param yok çünkü.
Telaşımı hoş gör, ıslandığım ilk yağmursun.
Okyanusla gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimizde maviydik birlikte gibiydik. Aslında hiç birleşmemiştik.
Ne neşe isterim ne hayatımda bir gurur. Senin yokluğunda kalbim senin adınla durur.
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana âşık olduğumu, ölsem söyleyemem…
Bir gülüyorsun bir gülüyorsun sen tamam diyorum dünya bitti kapatın gidelim.
Yağmur gibi sev beni kaçmak mümkün olmasın.
Sevdan benim gönlüme düştü. Başını gel göğsüme yasla. Beni artık sen gel kıyasla. Bir başkasıyla olmam asla
Unuturum diye uyudum, yine seninle uyandım. Belli ki uyurken de sevdim seni.
Ne kadar yaşarsan yaşa, sevdiğin kadardır ömrün. Gülebildiğin kadar mutlusun üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin. Sakın bitti sanma her şeyi, asıl şimdi başlıyor.
Yeter ki diline dolanayım; istersen bir küfür, istersen bir şarkı olayım.
Ya tam açacaksın yüreğini ya da hiç yeltenmeyeceksin! Grisi yoktur aşkın ya siyahi ya beyazı seçeceksin.
Benden nefret edenlerle meşgul olacak vaktim yok çünkü ben bana değer verenleri sevmekle meşgulüm.
Seni hep seveceğim geçelim bunu.
Ya çok yanlış zamanda karşılaştık ya da hiç karşılaşmaması gereken iki insandık. Biz neydik bilmiyorum. Sevgili desem değil aşık desem değil bildiğin rastlantıydık işte ondan öteye gidemedik.
Öptüm geceyi aydınlatan gözlerinden.
Evimin içinde ayak seslerini duymak istiyorum. Sabahın bir vakti uyanınca daha gözlerimi açmamışken nefesin yüzme değsin istiyorum.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
İçin ağlasa da kim duyar seni? Kim anlar dışarıdan olup biteni? Leyla nın yüzünü görenler bilir Mecnun un kalbine batan dikeni!
Canım benim bilir misin? Canım dediğimde içimden canım çıkıp sana koştuğunu duyarım hep. Ahmet Arif
Hangi ara seni bu kadar sevdim bilemedim. Gecemi aydınlatan, gündüzümü ışıtan yar.
Aşk tüm dünya insanları içinde sana tanıdığım ayrıcalıktır.
Tahir gibi sev mesela, özür dilerim daha önce gelemediğim için de.
Senden önce eksiktim. Şekersiz çay gibi. Sonra sen geldin çayıma şeker yüreğime ilaç oldun hoş geldin. İyi ki geldin hep bende kal sevgilim…
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
Ona bakmaya kıyamamak mı, yoksa bakıp da doyamamak mı aşk.
Seni yüreğime düşüren yer çekimi etkisini hiç kaybetmesin istiyorum.
Hasretim sana yar seni sevmem bir kızılcık çiçeğinin baharına dönmesi gibidir. Senin bakışların ömrümü uzatan bir iksir. Ve ben sevgili şimdiye kadar hiç kimsede hissetmediğim duyguları seninle yaşıyorum.
Bir lades tutuşsak, nesine desen, sesine derim. Bilirsin yüzün aklımdadır hep, ben sesini özlerim.
Aşk seni koklamaktır. Senin kokunu alıp içime çektiğim sonra sana kendimi verdiğim her nefesin diyetidir. Seni koklamaya doyamayıp zamanın durmasını istemektir.
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatin cesaret verecek mutluluk yani, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer, benimle yine tanış yine seveyim.
Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Diğer yarım filan yok benim can, sen benim tamamımsın.
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Bir umut vardır hiç tükenmeyecek, bir hasret vardır çekilmeyecek, birde ölüm vardır, bir gün elbet gelecek ama sana olan sevgim ne ölecek ne de bitecek.
Yanlış olduğunu bile bile yürüdüğüm yolsun sen.
Sen mi? Alırım bir ömür.
İçimde bir sevgi var ta kalbimde. Anlatılmayacak kadar derinde. Canım desem, sevdiğim, sevgilim, bir tanem desem. Bütün sözler yetersiz. Aşkın içimde tarifsiz…
Gördüğünü herkes sever sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan ten e değil kalbe dokunacaksın.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya yağmursan ıslanmaya soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Aşk ve yangın birini daima bitirir. Netice olarak ikisi de düştüğü yeri yakar.
Sen olmayınca buralar buz gibi. Sensizlik bir iklim adı şimdilerde…
Sonunda aşk acısı olsa da sev, çok sev. Usul usul gir yüreğime, kalbim bağrım çatlasın!
Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.
Gönül sevgiliyi bulmuşsa, kuru dal bile çiçek açar. Mevlâna
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Ölümü boş ver, kefenim sen kokacak mı onu söyle?
Her gelen sevmez ve hiç bir seven gitmez derler. Oysa ben geldim seviyorum gidiyorum hala çok ama çok seviyorum.
Seviyorum seni çok seviyorum, bunu her yerde her an söylüyorum. Gurur duyuyorum gönlüme düşmenden, huzurluyum her dem seni düşlemekten. Sen benim sadece ilk görüşte değil her görüşte âşık olduğum ilk ve son aşkımsın.
Aşk; tam anlamıyla seni gördüğüm anda ya da sesini duyduğumda kalp atışımın sanki yanımdan atlılar geçiyormuş gibi atmasıydı…
O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.
Kalemi icat edene saygım sonsuz ama senin sıcacık yüreğin olmasaydı bu kalem kâğıda dokunamazdı.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum düşüm rüyam hayalim ama en çok ağlatan en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Aşka uçarsan kanatların yanar. Aşka uçamazsan kanatların neye yarar? Aşka varınca kanadı kim arar? Aşkın açamadığı kapı, kanatlanıp uçamadığı yer mi var? Aşk, kanatlanıp uçmaktır ey yar!
Gözümle gördüğüm değil, gönlümde kördüğümsün. Çözmeye niyetim yok, sen benim ömürlüğümsün.
Yemin ederim intiharsın sen seve seve edilen.
Tek başıma değilim. Ben ve ümitsiz aşkım var.
Tabaklarda kalan son kırıntılar gibiydi sana olan sevgim. Sen beni hep bıraktın; Bense hep arkandan ağladım.
Kimsenin önüne yüzümü eğmeyen ben, ilk defa sana gözyaşı döktüm. İlk defa sende doğdum, son defa senle öldüm.
Seni düşünmek güzel şey… Dünyanın en güzel sesinden, en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey…
En delisinden sonsuzundan, akla zarar deliye kar. Özledim.
Ben gökyüzü olsam sana kuş olmak yakışır.
Ben seni özlerken üşürüm, yağmurların altında tiril tiril titrerim. Üşümeme tek son verecek kişi sensin sevgilim.
Benim sadece sana ihtiyacım var. Sesine gözlerine mesajlarına gülüşlerine…
Kalbim ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Derdimin dermanı sensin. Bana bir duanın amini gerek.
Bir kelimeye milyonlarca anlam yüklediğim felsefemsin. Sen olmadığın zaman anlamsız kalırım, gereksiz olurum.
Yağmurlu bir günde koşar sana gelirsem ıslak saçlarımı düzelt, başımı omuzuna yasla, ansızın dudaklarımı dudaklarıma değdir. Masum bir çocuk gibi konuşursam anla ki sana muhtacım; ver elini elime yalanda olsa bir kez seni seviyorum de…
Hani derler ya ben sensiz yaşayamam diye işte ben onlardan değilim. Ben sensiz de yaşarım ama seninle bir başka yaşarım. Nazım Hikmet
Sensin, kalbim değildir. Böyle göğsüme vuran. Sabahattin Ali
Seni bulmaktan çok aramak isterim! Seni sevmeden önce anlamak isterim! Seni bir ömür boyu bitirmek değil de sana hep yeniden başlamak isterim…
Hayır! Bu sana son şiirim olmayacak. Ne de son şarkı sözlerim. Asla! Yazacağım her gün yeniden. Her gün bir öncekinden fazla… Ahmet Selçuk İlkan
Yalansan yalanı severim elimde değil.
Rize gibi olmalı aşk, arkana baktın ı yemyeşil tutkular, önüne baktın mı masmavi umutlar.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
Bazen aşk iki lafı bir araya getirememektir. Seni dersin. Tükenir nefesin.
Aslında aşkı yağmura benzetmek lazım. Göğüne bir türlü dönmeyi düşünemeyen yağmura…
Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerden şarap olmuşuz, başka hayatlarda harap olmuşuz. Biz seninle bir denizin iki aşık balığı iken, başka sularda yüzüp durmuşuz, başka kıyılara vurmuşuz.
Çekmeye razıyım kaprislerini istersen zincire vur ellerimi. Ne olur bir tanem, anla halimi ben hala deliyim, hala sevdalı. Selami Şahin
Çok solcu gördüm ben bu hayatta ama kimse senin gibi kalıcı devrim yapmadı “SOL” yanımda.
Sokak lambası sessizliğiyle aşığım ben sana; kimi zaman parlayıp, kimi zaman yanarak.
Bahara gerek var mı? Bahar zaten sesin yârim.
Öfkeni yapraklara yaz sonbaharda dökülsün, derdini rüzgâra yaz estikçe uzaklara götürsün, sevgimi kalbine yaz öldüğünde seninle gömülsün.
Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
Öyle biri var ilk görüşte değil her görüşte âşık oluyorum.
Aklım mı? O yüzsüz bir misafir. Hep sende kalıyor.
Bir bozuk saattir yüreğim hep sen de durur.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.
Belki de konuşuyordur gözlerin. Ama ben gözce bilmiyorum ki. Sessizce biliyorum, usulca biliyorum, masumca biliyorum.
Senin saçlarından açan papatyalar sarsa tüm dünyayı, tüm gezegende bahar olurdu.
Ben seni ne ara bu kadar çok sevdim.
Fizikte bir teoriye göre bazı sesler kalp atışınızın hızlanmasına neden olabilir. Benim için bu ses senin sesin.
Kalbim ellerinde bir kalem; ister mutluluk yaz bana, ister elem.
Seni seyrettim camdaki buğuda, suya dönüşen nefestin. Sızdı damla aşağılara, camı aştı hayalin, dışarıya geçti. Ben denizlik, sen birikintiydin.
Seni severken haddimi aşmak istiyorum. Öylesine sonsuz. Öylesine soluksuz. Nefesimi keser gibi.
Başka havalar getir bana içinde biraz bahar olsun biraz sen.
Nedir senin gerçeğin. Aşk kime yakışır vuslat kime? Canı seni çekene mi senin için canından geçene mi?
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Eğer adına eşlik edecekse soyadım, Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.
Ad koyunca büyüsü bozulur diye, isimsiz, izinsiz, içimden seviyorum seni.
Ağarsa saçların belin bükülse, birer birer hep dişlerin sökülse yine de taze fidan dalımsın sen benim.
Ey sevgili heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.
Sana yerine getiremeyeceğim sözler veremem, fakat istersen hiç kullanılmamış tertemiz bir kalp verebilirim.
Aşk, yer yerinden oynasa da; yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Şurama batan, şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Yürek yüreğe değmişse elin eline değmesine gerek var mı?
En modern alışkanlıktır ölmek ben seni doğasıya seviyorum.
Seni kokundan öpüyorum.
Şayet aşkın tohumu düşmüşse gönlüne, suyunu esirgeme aşkın hakkını yeme Pişman olursun ömrünce.
Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma âşık olurdun… Elif Şafak
Seni düşünürken içim geçmiş, severken de ömrüm.
Gözlerin gözlerimin önünde perde oldu. Nereye baksam seni görüyorum. Dilimde senin adını sayıklıyorum. Sonsuz aşkım sen olur musun?
Baharda toprağa düşen cemre gibi düştün yüreğime kırkikindi yağmurları gibi ıslattın düşlerimi o günden sonra hep kalbimde çiçek açtın ey sevgili.
Ah o mavi gözlerin yok mu? Baktı mı insanı derinlere daldıran. Bana bir kez gözlerinle gülsen çok mu? Sendin gözlerinle beni kandıran.
Aşk başlamadan güzel, Kalplerde heyecan Bakışlarda korku olduğu zaman güzel… Birbirimize sezdirmemek için çırpınış, Başkaları görmesin diye çabalayış, Gözlerim gözlerinin mavisine değdiği zaman.
Aklımda işin yok! Durup durup aklıma gelme. Yanıma gel, mevzu kalbimde!
Bazen bu acı bu yüreğe fazla dersin kendine. Ama hata bizdeki küçücük yürekle kocaman sevmişiz. Ne haddimize.
Evet ağlamaklı oluyorum demdir bu. Hani kurşun sıksan geçmez geceden. Ve zehir zıkkım cigaram. Gel artık.
Ben seni saçlarının beyazladığı günü görmek isteyecek kadar çok ve delice.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Dur ve dinle! Duyduğun her ayak sesi benim olabilir. Çalan her zilde benim parmağım kalmıştır. Perdeleri ardına kadar kapatma belki karşı binanın çatısında sana el sallayan ben olabilirim.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki kim o de. Kim olmamı istiyorsan o olmaya geldim. Mevlâna
Ama ben uyuyamadığım geceleri sana helal etmiyorum.
Aşkı aşıklar anlar diyorsun ben anlamazsam eğer bu solumda yanan sızı ne?
Hep aklıma geliyorsun bak gördün mü senin de gidecek başka yerin yok. Özdemir Asaf
Şiir gibi gülüşü var. Mısra mısra öpmek istiyorum.
Şehrime gel sevgili. Yarın çık gel. Bırak her şeyi bir bekleyenim var de gel. Gel ki bu şehir adımlarınla anlamlansın. Gel ki bu şehir nefretim olmaktan çıksın. Gel ki nefes alayım. Gel. Nazım Hikmet
Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…
Adını gökyüzüne yazdım her sabah sende doğsun diye, yüreğini yüreğime yazdım canın yandığında benimle yansın diye, adını canım koydum sen öldüğünde bende öleyim diye.
Ey canımın sahibi Yar! Sen benimle olduktan sonra kaybettiklerimin ne önemi var. Mevlâna
Gözlerin gözlerime değdiği anda anladım sol yanım olacağını. Dünya durdu sanki ve tek duyduğum ses; kalp atışımdı.
Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?
İlla birini seveceksen tene değil cana değeceksin. İlla birini seveceksen dışını değil içini seveceksin. Gördüğünü herkes sever. Ama sen görmediklerini seveceksin sözde değil özde istiyorsan şayet tene değil cana değeceksin. Mevlâna
Sana hasret yaşadığım her bir saniyenin değerini bilirim. Çünkü sana kavuştuğumda çektiğim hasreti kutsal yapan geçmişin izleri olacaktır.
Sarıl be! Öyle bir sarıl ki beklediğim her güne kırıldığım her ana değsin. Öyle bir sarıl ki tüm kırıklarımı toparlasın. Hatta öyle bir sarıl ki seviyorum diyenler sevgisinden utansın.
Böyle delicesine sevmişken hayallerimde seni süslerken, gözlerin gözlerimi görmüşken olumsuz aşkım sen olur musun?
Şakağıma bir silah dayasan, ellerinin güzelliğine ağlarım.
Varlığınla başlayan bir günün yokluğunla bitmesine alışamadım. Aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın, hiç sesiz kalmazdım.
Senin gözbebeklerin var ya kadın kadın gülen insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.
Ve beni birden bire yüzünü değil, gözünü değil, sesini göresim geldi ey güzel.
Ve aşk senin tenezzül bile etmediğin gözlerimde kaldı.
Sen gidersen sesin gider kokun gider yüzün gider. Ay dolanır pusularda, tenim titrer ve gecem biter.
Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin ta orta yerine he?
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Sen gecemi gündüze çeviren ayım, gündüzse beni ısıtan güneş, sen içimde kanayan yaram, beni yakan ateşsin. Ve sen benim için aldığım nefes kadar kıymetli paylaşılması mümkün olmayan bir eşsin.
Dün gece Çoban Yıldızı ile seni bekledik deniz kenarında sabaha dek. Denizin mavi sularında gözlerinin izi kalmış. Şafak söktü ben deniz kenarında kaldım yalnız sırılsıklam.
İstediğin kadar uzağa git. Hep aynı gökyüzünü paylaşacağız.
Yüreğini yasla bana sevgili, bir ömür birbirimize yük olalım.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Seni o kadar seviyorum ki anlatamam hani çocuk bir çift ayakkabıya sevinir ya masumca işte öyle seviyorum seni. Seni görünce öyle rahatlıyorum, öyle sakinim, öyle mutluyum ki o çocuk vardı ya onun bayram sabahı sevinci gibi abartmıyorum insan mutlu olduğunda çocuktur aslında.
Benim yolumda, solumda, soluğumda sonumda hep sen varsın.
Sen görmesen de, ben yaşıyorum, sen bilmesen de, ben özlüyorum, sen duymasan da, ben söylüyorum seni seviyorum.
Puslu sabahlarda kırağı tutan çiçek yapraklarında bir idam mangası karşısında nefes bile almadan sevdim seni. Öyle sevdim ki ölecek kadar çok sevdim.
Canımı kapına yüreğimi ellerine ruhumu bedenine uykumu yatağına öpücüklerimi dudağına göndereceğim! Ve yemin ederim seni ölünceye kadar seveceğim!
Seninle her şeye varım ben sen benim uğurlu yolumsun. Yıldızlara yürürüm senle sen iste canım senin olsun.
Seni niye mi seviyorum geçmişin içinde kaybolmuş beni, yeniden hayata döndürdüğün için.
İkimizin hayali de aynıysa ortak bir yerde buluşmanın zamanı gelmiş demektir. Mesela sen ve ben aynı hayatta?
Ağzımdan çıkacak söz olsan konuşmam gözümden akacak yaş olsan ağlamam kalbime hapsettim seni hiçbir yere bırakmam.
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Git diyorsun da, olmuyor işte git demekle. Ben de sana sev diyorum mesela. Sevebiliyor musun?
Kendimi görebileceğim en güzel ayna bana aşkla bakan gözlerindir.
Seni özlemek üşümek gibidir soğuk bir akşamüstü yağmurun altında yürümek gibi sırılsıklam titreye titreye. Sıcak bir yer bulup sığınmak istersin ya hani öyle ihtiyacım var işte yüreğine sığınıp nefesinde ısınmaya.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.
Dua gibisin bana. Ne vakit seni ansam, bir huzurun içine düşüyorum.
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın…
O kadar yakınsın ki seni ben sandım, sana o kadar yakınım ki beni sen sandım. Sen mi benim ben mi sensin şaşırdım kaldım. Mevlâna
O kadar güzel bakıyorsun ki bazen bütün dünya kör olsun istiyorum.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır.
Seni anlatabilsem seni. Yokluğun cehennemin diğer adıdır. Üşüyorum kapama gözlerini. Ahmet Arif
Mevsimlerden sonbahardayım, senin yüzünden. Dünyadaki herkes için herhangi biri ama herhangi biri için dünyalara değersin.
Aşk acısı olsa da sev, sev ki kalbim bağrım çatlasın.
Karşıdan karşıya geçer gibi sev beni; önce bana, sonra bana, sonra yine bana bak.
Aşk tenini nefsetmek değil, ruhunu resmetmektir. Bedenini bedene değil, kalbi kalbe hapsetmektir.
İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.
Aşksız olma ki ölü olmayasın. Aşkta öl ki diri kalasın. Mevlâna
Misafir gelecekmiş gibi evini ölüm gelecekmiş gibi kalbini temiz tut. Mevlâna
Ah sevda bahçemin tutsak çiçeği. Ben seni oraya hapsettim. Seni hapsettim kırık bir aşk şarkısı eşliğinde. Hüzne buladım seni. Deniz meltemlerini okşayan saçlarını hapsettim kalbimin kıvrımlarına. Ordasın artık. Oradasın ve ne kadar olman gerekiyorsa.
Sen güldün ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım, içimdeki sıcaklığı.
Aşk dediğin nedir ki? Tenden bedenden sıyrık çocukların içinde yaşadığı bir çığlık… Ahmet Hamdi Tanpınar
Aşk bir rüyadır. Kimi gerçekten sadece hayallerinde yaşar. Kimi yaşarken gözleri ve yüreği ile görür. Bildiğin rüya işte, yaşarken yaşanan mucize; gözü açık rüya görmektir seninle aşk…
Sol yanımın en güzel ağrısı iyi ki varsın.
Sen hep gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.
Burası gönül demliği yar. Dile dua, çaya dem, yüreğe kıdem. Aşk’a vefalı olan gelsin.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Ben sadece sevmeyi biliyorum, unutmayı öğrenemedim.
Geleydin bir çay içimi, sen çay dökerdin, ben içimi.
Benim sende gördüğümü o güzellikleri görecekler diye ödüm kopuyor.
Aşk koskoca dünya nüfusunu bir anda sadece iki kişiye düşürmeye yarar. Nüfus sayımına gerek yoktur çünkü aşk hiçbir zaman yerinde saymaz.
Geceye ay düşer, aklıma gözlerin. Bu nasıl özlemek. Özlemek ne demek. Ucu bucağı yok, dibi sonu, yok koyusundan özledim. Fırtınalar koparıyor gözlerim ve gözlerin aklıma mühür. Özlemek ne demek?
Kömür karası sevdam var benim, tıpkı gökyüzündeki yıldızlar kadar güzel, bir o kadar da göz alıcı kirli insanlardan uzak tertemiz engin denizlere benzeyen gözlerini hapsettiğim damarlarımdan akıp giden nefesinle kalbime ulaştın, sen benim yaşayamadığım her şeysin sen cansın heyecansın.