Aşk Mesajları Sayfası

Aşağıda sizler için hazırladığımız Aşk Mesajları Sayfası 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Aşk Mesajları Sayfası, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Yar’la bir olmayınca Yer’le bir oluyormuş insan.
Dışarısı soğuk ve daha soğuk olacak. Ben ise soğuğun tam ortasında senin için yanan yüreğimle şarkılar söyleyeceğim bu güzel günün akşamında.
Dünyanın azabı içinde kaldık, sevenler unutmuş sevmiyor artık, gönüller dolusu aşklara yazık, bahtına gücenmiş kul feryadı bu.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
İstanbul sokakları hala sen kokuyor.
Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…
Aşk acısını da öğrendik bu saatten sonra sevmek mi kaldı hayatımızda? Canımızı aldırlar sonunda sevmek yok bir daha!
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Şart mı dudaklarımla kal demem, gözlerim çığlık çığlığa gitme diye haykırırken…
Unutma, söz konusu aşksa unutamazsın sadece vazgeçersin.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Bir muammadır “aşk”, kiminin vicdanına atılan taş, kiminin fakir gönlüne katılan aş, kiminin de gözünden akıtılan yaştır “aşk”.
Ben senin için ateş oldum sen başkası için rüzgâr oldun.
Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken. Gelme. Sana bol gelecek artık bu aşk!
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Kalbime saray inşa etmeye çalışman çok güzel bir davranış. Ama keşke temeli atıp, derince kazdıktan sonra bırakıp gitmeseydin.
Sensiz yapamıyorum çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
Yağmur dökülüyor şehrime. Bardaktan boşalırcasına. Bu son diyorum bu son! Her defasında bitirdiğim yerden başlıyorum yine sana aşka.
Dönüveriyorum karşıma çıkan her çıkmazdan, hasretin karşılıyor beni ay ışığına çalmış bir bank köşesi. Ve ben susuyorum aşkımla ve sevgimle sana dair ne varsa içimde.
Deli bir viraneyim sokaklarında, ömrümü adamışım ismine. Ya benim olacaksın, ya da ben kendimden vazgeçeceğim bu sonbahar akşamında.
Senin aşkın heves deme bana. Sen hevesleri uğruna ağlayan birini gördün mü hayatında…
Tek kişilik miydi bu şehir? Sen gidince bomboş kaldı.
Kimileri vardır aşkın en yücesine lâyıktır, kimileri vardır aşkın en yücesini versen de aşağılıktır.
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Önümde duran bir kadeh şaraptan mı dolar içime aşk yoksa her aklıma düştüğünde kalbime verdiğin huzurdan mı bilmem… Ne zaman seni düşünsem aşk anlam kazanır, anlamlanır… Hiç bilmediğim dillerin sevdasını hissederim yüreğimde, hiç görmediğim ülkelerin esintisini hissederim yüzümde, hiç olmayanları oldururum gönül kahvemde.
Sen gittikten sonra ne yarım kaldım nede yaralı beni ne sen yıkabilirsin ne de kralı.
Aşka dokunmak deyince aklıma aşk duygusunun kendisi değil, bir tek sen geliyorsun. Âşık olduğuma değil, sana âşık olduğuma seviniyorum. Kendim için değil ikimiz için yaşamak deniyor buna. Ben senin kalbine giden yolun en eski yolcusuyum ve daha kimseye rastlamadım. Burada yalnızım ama seninle olmaktan mutluyum.
Ay değil mevsim değil bir ömür geçti sensiz, keşke böyle sevmeseydim ağlıyorum çaresiz.
Ne Mecnun çeker halimi, ne Leyla anlar sana ne denli bir sevgi beslediğimi. Aşk ağlar, hasret of çeker sensizliğe.
Her yürek sevebilseydi zaten adı yürek olmazdı ve her seven yürekli olsaydı aşk bu kadar basit olmazdı.
Sen benim yıldız kayarken tuttuğum dilek değil ezan okunurken ettiğim duamsın.
Hadi düş düşlerime tutmayana aşk olsun.
Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Kelebeğin ömrü azdır derler, ben senin gözlerinin ışığıyla beslenen ölümsüz bir kelebeğim. Sana olan sevgim ve hasretim Kaf dağının tepesinde açan bir gülün güzelliği kadar uzun ve koklanması kadar çaresiz.
Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır.
Aşk iki kişiyle oynanır, iyi olan kaybeder!
Boğazıma takıldı sevdan. Üç kere sırtıma vur helal de, alışık değilim harama ondan olacak herhalde.
Hasretim sana yar, seni sevmem bir kızılcık çiçeğinin baharına dönmesi gibidir. Senin bakışların ömrümü uzatan bir iksir… Ve ben sevgili, şimdiye kadar hiç kimsede hissetmediğim duyguları seninle yaşıyorum.
Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.
Ömrümün en virane sapağında denk geldi sana düşlerim, seni seven kalbim ve saçlarına vurulan gözlerim oldu en büyük suçlu.
Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.
Dünyaları sığdırırdım yüreğime. Derdin bana bir zamanlar. Dünyaları sığdırırken yüreğine, beni sığdıramadın mı?
Yıllarca aynı rol, aynı perde yıllarca aynı ev, aynı yerde sevdim de katlandım bunca derde ama çok yanlıştı, adı yanlış aşktı ama suç hep bende.
Ah benim canımdan ötem; neyim eksikti de sevemedin beni?
Eğer adına eşlik edecekse soyadım, Allah için ahirete kadar senindir sol yanım.
Aşk insanın kalbine sevdiğini tıka basa doldurması gibidir, arada hiç boşluk kalmaz.