Yunus Emre Sözleri

Aşağıda sizler için hazırladığımız Yunus Emre Sözleri 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Yunus Emre Sözleri, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Türlü türlü cefanın adını aşk koymuşlar.
Ana rahminden geldik pazara, bir kefen aldık döndük mezara.
Dil söyler kulak dinler, kalp söyler kâinat dinler.
Derdi dünya olanın, dünya kadar derdi vardır.
Az söz erin yüküdür, çok söz hayvan yüküdür.
Yaratılanı hoş gör, Yaradan’dan ötürü.
Biz gelmedik dava için, bizim işimiz sevda için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldik.
Bu dünyaya gelen gider. Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?
Ölümden ne korkarsın, korkma ebedi varsın.
Beni bende demen bende değilem, bir ben vardır bende benden içeri.
Maharet güzeli görebilmektir. Sevmenin sırrına erebilmektir. Cihan alem herkes bilsin ki en büyük ibadet sevebilmektir.
Eğer hor eğer hürmet kişiye sözden gelir. Zehr ile pişen aşı yemeğe kim gelir.
Elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, Yaratılmışı hoş gördük, Yaratandan ötürü.
Bir avuç toprak biraz da suyum ben. Neyimle övüneyim işte buyum ben.
Aldanma dünya malına zehir sunma balına düşüp dünya hayaline dalma gözüm bundan sonra.
Bilmeyen ne bilsin bizi bilenlere selam olsun.
Her kim Kuran bilmedi sanki dünyaya gelmedi.
Kalem eğri dilli mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü. Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya kimi mahrem kılayım.
Dağlar nice yüksek ise, yol anın üstünden geçer.
Ey Yunus Hakk’ı bilen söylemez hergiz yalan, ikilik ile gelen doğru yol bulmuş değil.
Tehî görmen kimseyi hiç kimsene boş değil, eksiklik ile nazar erenlere hoş değil.
Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada bakî kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.
Aşk aşıkı şir eder, aslanı zencir eder, katı taşı mum eder.
Ya Rabbena hayreyle, Muhammed’e yâr eyle, Kabrimizi nur eyle, Kabre vardığım gece.
Ya elim al kaldır beni. Ya vaslına erdir beni. Çok ağlattın güldür beni. Gel gör beni aşk neyledi.
İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nice okumaktır.
Benlik davasını bırak, muhabbetten olma ırak, sevgi ile dolsun yürek, hoşgörülü olmaya bak…
Kimde bir güzellik varsa bilsin ki ödünçtür.
Bir bahçeye giremezsen, durup seyran eyleme. Bir gönül yapamazsan, yıkıp viran eyleme.
Ne varlığa sevinirim, ne yokluğa erinirim, aşkın ile avunurum, bana seni gerek seni.
Aşk ile yola çıkmaksa niyetin bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali vel İkram. Önce kahır sonra ikram… Taptuk Emre
Üzenlerin üzüldüğü vakit da gelir.
Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül yahut diken. Ya hayattır yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş… Kahrın da hoş, lütfun da hoş.
Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?
Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri. İsteyene ver onları, bana seni gerek seni.
Zulüm ile abad olanın akıbeti berbad olur.
Olsun be aldırma Yaradan yardır. Sanma ki zalimin ettiği kârdır. Mazlumun ahı indirir şâhı. Her şeyin bir vakti vardır.
Söze tarih yedi yüz yediydi, Yunus canı bu yolda fidîyidi.
Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil, yetmiş iki millet dahi elin, yüzün, yumaz değil.
Mansur’um, uş dâra geldim, Yusuf’um, pazara geldim Aslanım, şikâra geldim, velâkin yatağım orda.
Hiç hata yapmayan insan, hiçbir şey yapmayan insandır. Ve hayatta en büyük hata, kendini hatasız sanmaktır.
Davet söz ile değil hal iledir. O hal ki kulağı sağıra da görünür, gözü köre de.