Hazan İle İlgili Sözler

Aşağıda sizler için hazırladığımız Hazan İle İlgili Sözler 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Hazan İle İlgili Sözler, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Hazan yapraklarının ve batan güneşin verdiği aynı dersin, daha büyük ve okunaklı harflerle yazılışıdır.
Dışımız günlük güneşlik içimiz eylül eylül sonbahar.
Gecenin en koyu deminde sensizlik, yudum yudum içtiğim, körkütük sarhoş oldu düşlerim.
Razıyım göm beni yüreğine at üzerime toprağımı. Sen gönlümde solmayan bir gülsün, ne olur dökme yaprağını olsa da hazan.
Haziran öncesi yorgun düşerken yapraklarım bir mektup ıslatılmaya gelmiyor dudaklarıma ağlıyorum.
Yürüdüğü yollarda çaresiz bir hüzün… Adı son bahardı, son demiydi hüznün. Ne kadar karşı koysan da, yaşanacaktı ve yaşandı güzün.
Gün gelir hazan konar dallarına. Son bir ümitle sarılırsın. Zamanı sararmış yapraklara.
Mevsim hazan, aylardan eylül, yapraklar solgun. Kalpler kırık, zaman vefasız, kelimeler yorgun.
Nasıl iş bu her yanına çiçek yağmış erik ağacının. Işık içinde yüzüyor, neresinden baksan gözlerin kamaşır, oysa ben akşam olmuşum, yapraklarım dökülüyor, usul usul adım sonbahar.
Hayat hazanda çıtırdayan yapraklardan sonra yeniden başlar.
Bil ki dört mevsim hazan bana, yakın olur mu uzaklıklar, dolanır mı dilime neşeli şarkılar, hırçın dalgalar dokunur mu yüreğime, ben temmuz sıcaklarında titrerken sensizliğe…
Sen gülümsemezsen doğmazdı gün, harflerin rüyasını süslerdin sen beş mevsim, sığmazdı güzelliğin kitaba divançeye, namelere gül adın olurdu rengiyle im.
Sonbahar; bir başka deyişle hazan yani hüzün mevsimi Kısalan günler, sararan yapraklar, yağan yağmurlar ve esen serin rüzgârlar hangimize hüzün vermez ki? Kimimiz gelip geçen ömrümüze yanarken, kimimiz sevgiliyle geçen güzel yaz günlerinin özlemini duyarız.
İnleyerek sonbahar yaprağının dalından, gönlümün ağlayışı vardı sanki o seste, düşündüm de farkım yok o hazan yaprağından…
Hani beraber geçirdiğimiz günlerde güldüğümüz o yer var ya hazan rüzgârlarına teslim olmuş bu günlerde.
Hazan düştü toprağa, hüzün sardı yaprağı.
Durgun havuzları işlesin bırak, yaprakların güneş ve ölüm rengi, sen kalbini dinle, ufkuna bak. Düşünme mevsimi inleten rengi, elemdir mest etsin ruhunu, eser rüzgârların durgun ahengi. Yan yana sessizce mevsimle keder, hicrana aldanmış kalbimde gezin, esen rüzgârlara sen kendini ver.
Mevsimler gelip geçiyor, tıpkı ömrümüz gibi… İlkbahar, yaz derken işte sonbahar da geldi, hatta eylül tıpkı sararan yapraklar gibi rüzgârların peşine takılmış gidiyor bile.
Kırılan kalbim seninle onarılmaz bir daha, hazan rüzgârına bıraktım seni savrulacaksın yok olacaksın çaresiz yalan dünyanda.
Toplamış tasını tarağını, bu ne telaş dedim, dedi ki hazan sonu.
Her ömrün bir Eylül’ü vardır.
Hayat günlük defter yaprağı… Hazan gelir dökülür.
Bir hüznü dokuyorum hayata iplik iplik, nedir Allah’ım bu tükenmez gariplik.
Aldılar düşümden tırnağımdan arttırmıştım oysaki seni sonrası hazan.