Erdem Bayazıt Sözleri

Aşağıda sizler için hazırladığımız Erdem Bayazıt Sözleri 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Erdem Bayazıt Sözleri, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır, Her kırışığı sorulacak bir hesabı, Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır.
Hep yarınları bekledi bu insanlar, geldiğini hiçbir zaman fark etmediler.
Kader izin vermediyse doğru kişi değildir belki de.
Müslüman yürekler bilirim daha. Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet.
Yaslan göğsüme sevdiğim. Benim gönlüm gök gibidir, açık deniz gibidir. Pas tutmaz benim içim, yeryüzü gibidir. Toprak gibidir.
Ölüm ne uzak ne yakın bize ölüm. Ölümsüzlüğü tattık ne yapsın bize ölüm.
Sensizlik bir kuyu imiş onu aşamamışım.
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar, bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar.
Benim de payıma düştü. Biraz mavi biraz ümit.
Her çocuk antik çağ filozoflarından bir kalıntı sanki.
Hayatı yorumlamak değil yaptığımız Sürekli bir hüzün yağmurunda ıslanmak belki!
Yalnız imkânsızlığı mı anlatır bir bulut. Yağmaya hazır bekliyorsa gökyüzünde.
Birbirine kırgın duvarlar, insanlar ve gölgeler. Şimdi ne yazsam da geçse kalbimin küsü?
İçimde kaynayan bir mahşer var.
Ya bütün şairler ‘seni’ sevmiş, ya da ben her mısrada ‘seni’ buluyorum.
Unutma diyorum ama sen anla, anlat bizim de yaşamak istediğimizi onlara.
Boğuk bir bakışın oluyor senin. Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim. Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan. Durma bana türkü söyle Anadolu olsun.
Dağıttıkça çoğalır bizim zenginliğimiz. Aşkın bir adı da berekettir!
Aşkın bir adı da, yorulmamaktır.
İnanca sahip olmak, insan olmanın şartı.
Hadi tut ellerimden, gök gibi, ölü gibi, yalnızım.
Dervişim dünyaları taşırım cebimde hayat bir elimde; ölüm diğerinde
Bir şarkı gibisin dünya! Çoğu zaman hüzün makamında…
Bilincindeyim doğan ayın, eriyen karın, akan suyun ve usul usul tükenen zamanın.
Bir şarkı gibisin dünya! Çoğu zaman hüzün makamında… Coşkulu bazen de. Kimi zaman bir öğle vakti gibi sıkıntılı ve sabit…
Ölümle tanıştıktan sonra anladım. Sadece bir kimlik belgesi olduğunu yaşamanın…
Kadınlar ki anne olmamak için direniyorlar. Erkekler ki savaşmayı tümden unutmuşlar. Çocuklar zaten hiç çocuk olmuyorlar.
Şiir diye bir ömür tüketerek yazdıklarım iki saatte okunuyor.
Kelimeler ki tank gibi geçer adamın yüreğinden. Harfler harp düzeni almıştır mısralarında.
Aşksız şehirler ölüdürler.
Dünyanın en uzun hüznü yağıyor. Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne.
Önünü alamıyorum bu kör gidişlerin yollarda. Herkes bir yere gidiyor önünü alamıyorum.
Duy beni ve dinle, denizler boğuşuyor içimde.
Susmanın kalesine sığınıyorum. Önümde karanlıktan duvarlar, sırtımda insan yüklü bir gök var.
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına. Bana karanlık bakma.