Ataol Behramoğlu Sözleri

Aşağıda sizler için hazırladığımız Ataol Behramoğlu Sözleri 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Ataol Behramoğlu Sözleri, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Yaşamak görevdir yangın yerinde. Yaşamak insan kalarak.
Şiir damıtılmış bir üründür. Bir şiirden, hatta bir dizeden esinle kitaplar yazılabilir.
Anne gezindiğin bağ baba yaslandığın dağdır! Ömrümün en güzel çağı, annen ve babanla olandır.
İsim nedir ki bulutlara yazılır geçer. Yüzüm nedir ki akarsuya çizilir geçer. Ömür nedir ki kurulur bozulur geçer. Sevda nedir ki, dokunursun süzülür geçer. Şiir nedir ki, sezilir geçer. İnsan nedir ki, bir şeylere sevinir, üzülür geçer.
Sigaranın şiirle alakası yok. Lisedeyken herkes gibi ben de sigara içerdim. Sonra baktım sigara içerken kafam iyice dumanlanıyor e bu sefer de şiir yürümüyor sigarayı bıraktım. Ama arada bir tüttürüyorum yine.
Ve cellat uyandı yatağında bir gece tanrım dedi bu ne zor bilmece öldükçe çoğalıyor adamlar ben tükenmekteyim öldürdükçe.
Ve kederi de yaşamalısın, namusluca, bütün benliğinle çünkü acılar da, sevinçler gibi olgunlaştırır insanı.
Öğrendik ki, İki şey asla terk etmezmiş insanı: Biri yanındaki ana, diğeri kalbindeki yara.
Oysa insan olmak çoğalabilmektir başkalarıyla. İnsansın birinin canı yanarken, senin de canın yanıyorsa.
Nesir uçar, şiir kalır.
Evet haklısınız, erkekler bir odundur, çünkü hepsinin beklemekten ağaç olduğu bir sevgilisi olmuştur!
Rüyalar bile geceleri bekler gizlice görünmek için. Yüreğimdesin, saklısında içimin gizlice sevgilim.
Yanıma gelip, dua diye bir şiirinizi okuduk, çok güzelmiş diyorlar. Ama o şiiri ben yazmadım ki. İnternete biri yazmış, altına da adımı koymuş.
Öğrendim ki… Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Şiir canlı bir organizmadır.
Şiir değerlendirmesi şiirsel olmalıdır. Kuru analizler, ancak şiiri öldürmeye yarar.
Yaratıcılık bir cevherdir. Bu cevheri ortaya çıkarmak için eğitim gerekir. Örneğin Rusya’da Gorki Enstitüsü vardı şimdi hâlâ var mı bilmiyorum, bakarsanız birçok büyük Rus edebiyatçı bu enstitüde eğitim almıştır. Türkiye’de de Köy Enstitülerinin böyle bir özelliği vardı. Köy Enstitüleri olmasa Fakir Baykurt gibi yazarlar çıkmazdı.
Çok sevdim bir zamanlar, seviyorum yine de var olduğumu düşünmeyi, ürpererek. Karanlık bir oda da küçük bir çocuk gibi yağmurdan ve yalnızlıktan ürpererek.
Öğrendim ki, kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız. Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz, gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Öğrendim ki. Hiç tanımadığın insanlar, iki saat içinde, senin hayatını değiştirir.
Bence Türkiye’de gençler doğru eğitilmiyor. Gençlerin yetenekleri baskılanıyor, önleri kesiliyor. Bu yüzden gerçek niteliklerini ortaya çıkaramıyorlar.
Gök sanki eriyecek mavilikten çimenler uykulu ve sıcak bir kadın geçiyor çıplak ayaklarını yüreğime basarak.
İnsanın mucizesinin farkında olmayan, buna inanmayan kişi sanatçı olamaz. Şiir yazar belki ama şair olamaz.
Dünyaya bir daha gelirsen nasıl bir hayat isterdin sorusuna kim ne derdi bilmiyorum ama ben aynı ananın evladı olmak isterdim.
Eskidenmiş sabredip murada ermek, Şeyhin kerametini bekleyerek. Öyle zamanlar yaşamaktayız ki dostum, erdemdir bazen, sabretmemek.
Sevdiğim sonsuzca yitirdiğim ender çiçek geri kalan yılları ömrümün seni anımsamama yetmeyecek.
Ölümdür yaşanan tek başına, aşk iki kişiliktir.
Burjuvalar kocaman duvarlarla çevirmişler avlularını. Ama bir kiraz ağacı gördüm geçen gün, Dışarı uzatmıştı en çiçekli dalını.
Aramızda söylenmiş sözlerin uzaklığı, aramızda yaşanmış şeylerin uzaklığı, yakın ayrılıkların sezgisi tenimizde.
Şair şiire karşı sorumludur.