Aşık Edici Sözler

Aşağıda sizler için hazırladığımız Aşık Edici Sözler 2026 ile karşınızdayız. Etkileyici ve anlam dolu içeriklerle dolu bu Aşık Edici Sözler, kısa ve uzun seçenekler sunarak duygularınızı ifade etmenizi sağlıyor. Sosyal medya paylaşımlarınıza anlam katmak için ozlusozlerkisa.com.tr bulacağınız bu sözlerle, Instagram ve WhatsApp’ta dikkat çekebilirsiniz.




Unuturum desem de inanma sakın, ömrümce kalbimden silinmez adın. Bir sızı içimde senden de yakın kalbimin sesini dinler bulurum seni.
Bilmezler yalnız yaşamayanlar nasıl korku verir sensizlik insana; insan nasıl konuşur kendisiyle, nasıl koşar aynalara. Bir cana hasret, bilmezler.
Ben seni dün sevmedim çünkü dün geride kaldı, ben seni o bugün de sevmeyeceğim çünkü bugün de bitecek. Ben seni yarın seveceğim çünkü yarınlar hiç bitmeyecek.
Mürekkepten denizler, kâğıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım.
Sen, diye bir hastalığım var. Allah acil şifalar vermesin.
Ateşin yaktığından, güneşin hareket ettiğinden, gerçeğin bir yalan olduğundan kuşkulan, fakat benim aşkımdan kuşkulanma.
Her şey olur da şu kalbim, bir tek sensiz olamaz.
Varlığın bana yetmiyorken, yokluğunla avunmak zorundayım! Ya al götür kalanımı. Ya da gel, tamamla eksik kalan yanımı…
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem, kimse müdahale etmesin aşka. Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka.
Sana yalan sözler yazıp gözünü boyamak istemiyorum, sana sakız olmuş şarkılardan sözler okumak istemiyorum sana kendimi veriyorum kalbimi veriyorum sana sözlerimi gözlerime bakıp okumanı istiyorum seni seviyorum kendi benliğimle seviyorum seni.
Benimle yaşlansana… Kitap okurum, çay demler, şiir yazarım sana…
Hani bazı şehirler vardır ya; saat 10′dan sonra kimsecikler olmaz… İşte sen’den sonrası, 10’dan sonrası!
Zaman ömrümü alıp gitse de sessizce, seni kalbimden alamayacak yeminliyim aşkımın üstüne…
Kirli bir çocuk yüzüyüm kapında; ama dünyanın en temiz gözleriyle bakıyorum sana. Şeker değil istediğim, yüreğini koy avuçlarıma.
Aşk dediğin insana kaynar suyu başından aşağı döktürür, buz gibi suyun içinde yüzdürür, aşk öyle bir şey ki benim gibi adamı geceleri seviyorum diye inletir.
Kalbim cam gibidir hemen kırılır sözlerim çok tanedir anlamlı, seni seviyorum cam kalbimin içinde sözlerim senin gibi her zaman anlamlı seviyor kalbim seni delikanlı.
Bir yürek nelere yeterse, bir can bir canı ne kadar severse bir damardan ne kadar çok kan geçerse, yaşam ölüme ne kadar değerse, sen de benim için o kadar değerlisin.
İster yar ol, ister yara. Lütfunda başım üstüne kahrında.
Allah’ım beni öyle bir sonbahar ayazı öldür ki, sevdiğim mezarıma koyacak tek bir gül bile bulamazsın.
Sen Tanrıya dilenen dilek, göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş, tek düşüncem, hasretimsin. Sen yaşadığım ömür, en güzel günlerimsin.
Alt yapısı olmayan bir şehir gibiyim. Ne zaman hüzünlensem gözlerimi su basıyor. Ve ne zaman seni düşünsem, kalbimin trafiği aksıyor.
Yorulmuşken kalbim dönen dünya içindeki acımasız hayatta, seni gördüm içimdeki dünya dönmeye başladı durduramıyorum içimdeki dünyayı harekete geçirdin engel olamıyorum seni seviyorum seni.
Bir gözyaşı akıttım uğrunda yine yine seni anımsadım ve ağladım. Ama son gözyaşlarım sanma ki seni unuttuğumdan! Seni ölene kadar seveceğim derdim ya hep söz seveceğim o ana dek!
Açmayın perdeleri hüzün çöksün her yana. Sen olmadan, sen olmadan olmuyor bu hayat dedikleri.
Sana şiir yazmak ne haddime. Varlığın şiir zaten!
Bir rüzgâr gibi hayatım savrulurken acımasızca sen çıktın karşıma tuttun elimi çektin hayatına, işte şimdi yaşamak nedir öğrendim yanında seviyorum seni aşkım.
Bugün her zamankinden farklı bir şey yapayım dedim olmadı yine sana defalarca âşık olup seni düşündüm.
Seni ilk görünce tutuldu dilim durdu dünyam sanki, seni ilk görünce hayat gözüme renkli geldi kalbim dile geldi seni görünce âşık oldu bu deli…
Böyle basit bir dünyada sen benim için çok özelsin…
Âşık olmak nedir bilmezdim öğrendim sayende, seni gördüğümde dünya dönüyormuş dedim, seni gördüm gözlerinde bittim seviyorum seni…
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim, uzaktan yandığım olur kendisi.
Gözlerinde baharları beklerken içindeki kış beni vurur; sen bilmezsin yüreğimden sevdana ne sular akmak ister durur!
Ben seni unutmak için sevseydim sana olan tutkunluğumu kalbime değil güneşin çıktığı zaman kaybolan buğulu camlara yazardım.
Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar. Yaşama sebebimsin, su kadar, ekmek kadar. Ayrılığın özlemin her şeyin bir hazzı var. Seni anlamak da güzel, seni beklemek kadar…
Yapmam gereken en son şey sana âşık olmaktı. Ve ben yine sondan başladım.
Gitmek mümkün olsa gitsem uzaklara, sevmesem seni yaksam yüreğimi, savursam küllerimi dağlara denizlere, yeşerirdi küllerim sana olan sevgimle
Gözyaşı ile bitecek kadar karamsar sevmedim seni, ben seni umutlarıma katıp hayaller kurarak sevdim aşkım.
Aşk bir su damlası olsaydı okyanusları, bir yaprak olsaydı bütün ormanları, bir yıldız olsaydı tüm kâinatı sana vermek isterdim. Ama sadece seni seven kalbimi verebiliyorum.
Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra ben bu bedende neyleyim. Aşk da sen, hasret de sen, ben de sen…
Gözüm gözüne değmeden yazdığım şiirlerim melal. Varsın değmesin razıyım ey yâr böylesi daha helal!
Karanlık gecede önemli değildir yıldızları görmek. Gündüzleri yıldızları görmek marifet, âşık olmak önemli değil, bir ömür boyu sevebilmek marifet.
Beni karanlıktan aydınlığa, yalandan gerçeğe, ölümden ölümsüzlüğe götürdüğün için teşekkürler. Seni seviyorum!
Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemezken, bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim ve sen hangi âlemde hangi düşlerde isen gel, çünkü gülüşünü çok özledim…
Geç kalmış bir aşkın nöbetçileriydik ta ki gözlerin gözlerime değdiği o günden sonra aşık oldum sana beklediğim sendin hoş geldin dünyama aşkım.
Seni ve sensizliği düşündükçe, esen rüzgârların ardından yağan yağmurlar gibi sana ve sensizliğe ağlamak istiyorum.
Beni bir dakika değil bir saniye değil bir saniyenin onda biri kadar sev. Bir yıl değil on yıl değil bin yıl mesut olurum.
Seni nasıl sevdiysem öyle kal. Değişmek mevsimlere mahsus…
Doğan her günün sabahında, içimde gözlerini görebilmek aşkı olmasa, inan hiçbir şeye değmezdi yaşamak.
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim, ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!
Sesini duysam da her an yüzünü görmek gibi değil, özlediğimi bil her an çünkü hiçbir şey seni sevmek gibi değil!
Masum bir çocuk gibi konuşursam; sana muhtacım, ver elini elime, yalan da olsa bir kez seni seviyorum de.
Rüzgârın kemanını çaldığı ve damlaların pencerene vurduğu bir gecede yatağına uzanıp hayalini kurduğun ve keşke dediğin tüm güzellikler senin olsun.
Kimsin sen? Yaşamak isteyip de yaşayamadığım umutlarım, farkında olmadan yıllardır beklediğim mi? Kimsin sen? Sen benim sevdiğimsin, sevdiğimi söyleyebildiğim.
Sana bahçeden gül değil güneşten atom koparıp getirmek istiyorum ama kalbim gibi ellerin de yanar diye korkuyorum.
Sen mavi giyin, ben denizi unuturum.
Kalbim yanıyor adeta adın kazındı bedenime her yerde ismin yazıyor nereye baksam seni görüyorum âşık oldum diyorum duy sesimi bir tanem.
Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.